Mikroservise geçmeden önce sormanız gereken yedi soru

Mikroservise geçmeden önce sormanız gereken yedi soru

Mikroservis mimarisi her kurum için doğru cevap değil. Kararı vermeden önce ekibin ve operasyonun hazır olup olmadığını gösteren yedi soruyu paylaşıyoruz.

Son yıllarda gelen taleplerin önemli bölümünde kurumlar, mevcut uygulamalarını mikroservis mimarisine taşımak istiyor. Bazı projelerde bu kararı destekliyoruz; bazılarında ise mevcut yapının düzenlenmesinin çok daha az maliyetle aynı sonucu vereceğini söylüyoruz. Kararı verirken kendimize ve müşterimize sorduğumuz yedi soru şunlar.

Uygulamanın hangi bölümü gerçekten ayrı ölçekleniyor?

Tüm uygulama aynı anda yükleniyorsa, servislere bölmek ölçekleme sorununu çözmez; yalnızca dağıtık bir sisteme özgü yeni sorunlar ekler.

Takımlar bağımsız yayın yapabiliyor mu?

Mikroservisin en büyük kazancı bağımsız yayındır. Tüm ekip aynı sürüm takviminde çalışıyorsa bu kazanç ortaya çıkmaz.

Otomatik testleriniz yeterli mi?

Servis sayısı arttıkça elle test etmek imkânsız hâle gelir. Otomatik test kapsamı düşükse mikroservis, hata oranını artırır.

Dağıtım hattınız hazır mı?

Her servis için ayrı yayın süreci kurulmalıdır. Bu, kod olarak altyapı ve otomatik dağıtım hattı olmadan sürdürülebilir değildir.

İzleme ve iz sürme altyapınız var mı?

Bir isteğin on servis arasında nasıl dolaştığını göremiyorsanız, sorunu bulmak saatler alır. Dağıtık iz sürme, mikroservis kararının ön koşuludur.

Veri sahipliğini bölebiliyor musunuz?

Servisler aynı veritabanına yazmaya devam ediyorsa ortaya dağıtık bir monolit çıkar; bu, her iki dünyanın da dezavantajını bir araya getirir.

Nöbet tutacak bir ekibiniz var mı?

Dağıtık sistemler işletme yükü getirir. Bu yükü karşılayacak bir nöbet düzeni yoksa, karar teknik değil operasyonel nedenlerle ertelenmelidir.

Yedi sorunun en az beşine net bir "evet" veremiyorsanız, önce mevcut uygulamanın modüllerini ayırmak ve veri sahipliğini netleştirmek çok daha hızlı sonuç verir.

İlgili Yazılar

WhatsApp 0850 4376100 info@tusaq.com